İçeriğe geç
özgüven.net
Blogİş Hayatında Özgüven

İş Görüşmesinde Kendini İfade Etmek

İş görüşmesinde zorlanmanın nedeni çoğu zaman deneyim eksikliği değil, deneyimi anlatacak bir yapının olmaması. Cevapları kurmanın somut bir iskeleti ve en sık takılınan sorulara hazırlık.

Yayın: 5 dakika okuma
Editör tarafından yazıldı

İş görüşmesinde zorlanan çoğu kişi aslında işi biliyor. Takıldığı yer işi anlatmak. "Bana kendinden bahset" denildiğinde ya özgeçmişi baştan okur ya da üç cümlede biter; "en büyük zayıf yönün ne" sorusunda ya kendini batırır ya da kaçamak bir şey söyler.

Sorun özgüven eksikliği gibi görünür ama çoğu zaman bir yapı eksikliğidir. Cevabı o an kurmaya çalışmak, hazırlıksız doğaçlama demek. Aşağıdakiler o yapıyı veriyor.

Önce: görüşme ne tür bir konuşma?

Görüşmeyi sınav gibi kurgulayan kişi savunmaya geçer. Oysa karşı tarafın yanıtlamaya çalıştığı soru şu: Bu kişi bu işi yapabilir mi ve bu ekiple çalışabilir mi?

Bu çerçeve iki şeyi değiştirir. Birincisi, her soru seni yargılamak için değil bu iki şeyi anlamak için sorulur. İkincisi, senin de bir sorun vardır: Bu iş bana uygun mu? Karşılıklı bir değerlendirme olduğunu hatırlamak, konuşmanın tonunu belirgin biçimde değiştirir.

Cevap iskeleti: durum — görev — eylem — sonuç

Deneyim sorularının neredeyse tamamı bu dört parçayla cevaplanır. Sırası önemli.

  1. Durum: Ne vardı? Bir iki cümle, bağlam.
  2. Görev: Senden ne bekleniyordu? Burada "biz" değil "ben" de.
  3. Eylem: Sen ne yaptın? Cevabın en uzun kısmı burası olmalı.
  4. Sonuç: Ne oldu? Mümkünse ölçülebilir, değilse somut.

Örnek:

"Ekipteki teslimler sürekli son güne kalıyordu (durum). Benden süreci düzenlememi istediler (görev). Haftalık bir kontrol listesi kurdum, işleri üç başlığa ayırdım ve her cuma 15 dakikalık bir gözden geçirme koydum (eylem). Üç ay sonunda son güne kalan teslim sayısı belirgin biçimde düştü ve ekip gecikmeleri önceden görebilir hale geldi (sonuç)."

Dikkat: Sonuç kısmında uydurma rakam verme. "%40 arttı" gibi bir ifadeyi doğrulayamıyorsan söyleme; "belirgin biçimde azaldı" demek hem dürüst hem yeterli. Deneyimli bir görüşmeci uydurma rakamı sorularla hemen açar.

En çok takılınan dört soru

"Bana kendinden bahset"

Bu bir ısınma sorusu değil; cevabın görüşmenin çerçevesini kuruyor. Üç parçalı tutmak işe yarar: şu an ne yapıyorsun — nasıl geldin — neden burada oturuyorsun. Doksan saniye yeterli.

Yapılmaması gereken: özgeçmişi kronolojik okumak. Karşı taraf onu zaten okudu.

"En büyük zayıf yönün ne?"

Buradaki tuzak iki yönlü: gizli övgü ("fazla mükemmeliyetçiyim") sahte duruyor, gerçek bir zafiyet ise gereksiz risk.

İşe yarayan kalıp: gerçek bir zayıflık + bunu nasıl yönettiğin. Ve seçtiğin zayıflık, başvurduğun işin çekirdek becerisi olmasın.

"Detaya fazla takılıyordum ve bu beni yavaşlatıyordu. Şimdi işe başlamadan önce ne kadar süre ayıracağımı yazıyorum; süre bitince bırakıyorum. Hâlâ zorlandığım oluyor ama artık fark ediyorum."

"Neden ayrıldın / ayrılmak istiyorsun?"

Eski iş yerini kötülemek, görüşmenin en pahalı hatalarından. Karşı taraf şunu düşünür: Buradan da ayrılırken böyle mi anlatacak?

Kalıp: ne arıyorum üzerinden kur, neden kaçıyorum üzerinden değil.

"Yaptığım işi seviyordum ama ürün tarafında karar süreçlerine daha yakın olmak istiyorum. Buradaki rolde o kısım daha belirgin görünüyor."

"Maaş beklentin ne?"

Erken sorulursa aralık verip geri topu atmak işe yarar:

"Benzer rollerde şu aralığı görüyorum; rolün kapsamını netleştirdikten sonra konuşmak daha doğru olur. Sizin bu pozisyon için ayırdığınız bütçe nedir?"

Rakam vermeden önce bir şey yap: o pozisyon için gerçek aralığı araştır. Hazırlıksız söylenen rakam ya çok düşük kalır ya konuşmayı bitirir.

Bilmediğin bir soru gelirse

En sık panik anı bu. Oysa en kolay yönetilen an.

  • Uydurma. Teknik bir soruda uydurulan cevap genelde iki soru sonra açılır.
  • Bildiğin kısmı ayır. "Şu kısmını biliyorum, şu kısmını hiç çalışmadım."
  • Nasıl öğreneceğini söyle. "Böyle bir şeyle karşılaşsam önce şuna bakardım."

"Bilmiyorum, öğrenip dönerim" cümlesi görüşmede de iş yerinde olduğu kadar güven verir.

Görüşme öncesi 30 dakikalık hazırlık

Saatlerce prova yapmak gerekmiyor. Şu dördü yeterli:

AdımNe yap
Üç hikâye seçDurum-görev-eylem-sonuç yapısıyla üç deneyim yaz. Çoğu soru bu üçünden birine bağlanır.
İlanı satır satır okuHer maddenin karşısına "bende bunun karşılığı ne" diye yaz. Boş kalanları da bil.
Üç soru hazırlaEkip yapısı, ilk üç ayda beklenen, işin en zor kısmı. Soru sormamak ilgisizlik olarak okunuyor.
Açılış cümleni yaz"Bana kendinden bahset" cevabının ilk cümlesini ezberle. Girişi atlatmak gerisini açıyor.

Görüşme sırasında iki küçük teknik

Cevaba başlamadan önce bir saniye bekle. Hemen başlamak gerekmiyor. Kısa bir duraklama panik değil, düşünme olarak okunur.

Uzadığını hissedersen bitir. "Özetlersem şu" diyerek toparlamak, dağılmış bir cevabı kurtarır.

Görüşmeden sonra: asıl işe yarayan adım

Görüşme biter bitmez, hatırladığın soruları ve verdiğin cevapları yaz. On dakika sürer.

Bunun iki faydası var. Birincisi, bir sonraki görüşmede aynı sorular büyük olasılıkla tekrar gelecek ve elinde hazır cevap olacak. İkincisi, "kötü geçti" hissi genelde abartılıdır; yazılı kayıt o hissi gerçekle karşılaştırmanı sağlar.

Reddedildiğinde de aynı kaydı tut. Üç dört görüşme sonra örüntü görünür hale gelir: hep aynı soruda mı takılıyorsun, yoksa hep aynı aşamada mı eleniyorsun? İkisi farklı sorunlar ve farklı çözümleri var.

Beklenmemesi gerekenler

Heyecanın geçmesi. Geçmiyor. Deneyimli adaylarda da geçmiyor. Değişen şey, heyecanlıyken de cümle kurabilmek.

Her görüşmenin sonuçlanması. Elinde olmayan çok fazla değişken var: bütçe donabilir, içeriden biri alınabilir, pozisyon kapanabilir. Reddedilmek her zaman performansla ilgili değil.

Ne zaman destek almalı

Görüşme öncesi kaygı herkeste olur. Ama görüşmelere hiç gidememek, randevu alıp iptal etmek ya da görüşme sırasında konuşamayacak kadar yoğun fiziksel belirtiler yaşamak farklı bir tablo olabilir.

Bu site tanı koymaz, tedavi önermez. Kaçınma iş arama sürecini belirgin biçimde kısıtlıyorsa bir psikolog veya psikiyatriste başvurmak doğru adımdır.

Özet

  • Sorun deneyim değil, deneyimi anlatacak yapı.
  • Durum → görev → eylem → sonuç. Eylem kısmı en uzun olsun.
  • Uydurma rakam verme; "belirgin biçimde" demek yeterli ve dürüst.
  • Eski iş yerini kötüleme; "ne arıyorum" üzerinden kur.
  • Bilmediğinde: bildiğin kısmı ayır, nasıl öğreneceğini söyle.
  • Görüşmeden sonra soruları yaz — bir sonrakinin hazırlığı bu.
PaylaşWhatsAppXLinkedIn

Sıradaki yazı

Toplantıda Söz Almak: Sessiz Kalmayı Bırakmanın Yolları

Toplantıda konuşmayı erteleyenlerin sorunu fikir eksikliği değil, zamanlama. Söz almanın hazırlığı, araya girme cümleleri ve sözün kesildiğinde ne yapılacağı.